HİNDİSTAN'IN 125 YILLIK BİR GELENEĞİ 'DABBAWALA'?

 

Batı toplumu bu sistemi ilk olarak Lunchbox adlı 2013 yılında Hindistan’ın Mumbai kentinde çekilen filmde tanımıştı. 

Dabbawala, alt kasttan yüzde 85’nin okuma yazma bilmediği, ama sefer taslarının kapaklarındaki renkli rakam ve harflerin artık logolaşmış şekillerinin gözde yarattığı alışkanlık sayesinde yüzde 99.99999999 yani 6.5 milyonda bir hata payıyla yemeklerin adreslerine ulaştırılma biçimidir.

Ev kadınlarının yaptığı ev yemekleri, eşleri veya yakınlarına teslim edilmek üzere, sabah yaklaşık 9’da evlerinden toplanmaya başlayıp, en geç 12.30 da yakınlarının işyerlerine çok düşük ücretle ulaştırılıyor. 

Pahalılıktan ve kalabalık ortamların da etkisiyle işyerinde yemek yeme geleneği, Mumbai gibi yaklaşık 30 milyona sahip dünyanın en fazla nüfuslu kentinde, 100 yılı aşkın bir süredir, neredeyse hiç bozulmadan günümüze kadar gelmiştir. 

 

\"\"

 

Yaklaşık 6 bin kişinin çalıştığı dağıtım ağı, 250 bin yemek servisini neredeyse sıfır hatayla, en zor şartlarda da olsa adreslerine ulaştırabiliyor ve bunun aylık maliyeti yaklaşık 20 liraya denk geliyor. 

Asıl şaşırtan konulardan biri de, Türkiye’deki kargo şirketlerinin 5-10 paketi bile doğru dürüst bir şekilde yerine ulaştırmada birçok hata yapmalarına rağmen, matematikle bir ilgisi olmayan ama bir bilgisayar kafasıyla, ayda sadece 150 dolar kazanabilen bu insanların böyle bir görevi yerine getirmeleri bütün dünya basınının ve hatta liderlerinin de ilgisini çekmiştir.

Hintçe’de “Sefertası” ve “taşıma” anlamına gelen ve “Dabba” ile “Wala” sözcüklerinin birleşiminden yola çıkarak, “öğle yemeği için sefertası taşıma” diye bilinen Dabbawala taşıma sistemi, Mumbai’de şu şekilde işler. 

Biraz da bayrak yarışına benzeyen dağıtma işlemi önce ilk dağıtıcı yemekleri evden alıp en yakın tren istasyonuna getirmesiyle başlar. 

 

\"\"

 

İkinci dağıtıcı da istasyonda sefertaslarını varış noktasına göre sınıflandırır ve taşınacak kutulara yerleştirir. 

Üçüncü dağıtıcı trene bu kutularla biner ve sefertasının ulaştırılacağı yere en yakın tren istasyonunda dördüncü dağıtıcıya verir.

Bu dağıtıcı da buradan alır almaz en yakın zamanda son varış noktası olan ofislere dağıtır. 

 

Aynı gün bu durum tersine döner ve böylece yarı bulaşıklı taslar tekrar evlere getirildiğinde yaklaşık 80 kilometrelik bir yol kat edip ve sekiz kez el değiştirilmiş olur.  

Başlarında taşıyıcıları kontrol edebilen yöneticilerinde de olduğu bu hizmet sektöründe paranın eşit bir şekilde dağıtılmasıyla tam bir komünal sistem uygulanır. 

 

\"\"

 

Yaklaşık 25- 30 yıl çalışılan ve 70 – 80 yaşına kadar çalışanların da olduğu Dabbawala sistemide dağıtım sırasında, birine ait olan vejetaryen bir yemeğin başka birine veya etli bir yemeğin vejetaryen birine gitmesi demek gerçekten çok büyük bir hata anlamına gelir ve o dağıtan kişinin işine son bile verilebilir. 

Bu yüzden hataya yer yoktur ve çalışanlar birbirine adeta duygusal bağlarla bağlıdır.


17 Haziran 2016 11:40